O Zaman Biz Neden Üşüyoruz?

MYK Üyesi ve Ankara İl Başkanı ||| 1978 yılında İstanbul'da doğdu. İlk/orta ve lise eğitimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 1999 yılında lisans, sonrasında 2. lisans olarak kamu yönetimi ve 2012 yılında eğitim yönetimi ve denetimi alanında yüksek lisansını tamamladı. 2002 yılında başladığı meslek hayatında Öğretmenlik, Müdür yetkili öğretmenlik, müdür yardımcılığı ve okul müdürlüğü görevlerinde bulundu. Eğitim Yönetimi alanında 16 farklı kitabın yazar komisyonunda görev aldı. Halen Ankara'da okul müdürü olarak görev yapmaktadır. Evli ve 2 çocuk babasıdır.
20.01.2025
326
A+
A-

Soğuk bir kutup gecesi… Yavru kutup ayısı annesine sokularak sorar:


– Anneee, ben kutup ayısı mıyım?
– Evet oğlum.
– Peki, sen de kutup ayısı mısın?
– Tabii ki oğlum.
– Baba? Dedem? Onlar da mı kutup ayısıydı?
– Evet, hepsi kutup ayısıydı!
– O zaman ben neden üşüyorum…

Son günlerde yetkili sendikanın tavrı, teşbihte hata olmaz, tam da yavru kutup ayısının bu çaresiz sorusunu hatırlatıyor. “Kazandık, kazandırdık” söylemleriyle üyelerinin ve kamu çalışanlarının sorunlarına kulak tıkayan bir anlayış, sadece aldatıcı bir sıcaklık yaratıyor. Gerçekte ise, milyonlarca memur ve emekli hâlâ üşüyor!

Peki, anlatılanlar bu kadar güzel, kazanımlar bu kadar büyükse “Biz neden hâlâ üşüyoruz?”


Yetkili konfederasyon ve sendikalar, üyelerinin ve kamu çalışanlarının haklı serzenişlerini duymayacaksa, ekonomik krizle boğuşan kamu çalışanlarını ve emeklileri görmezden gelecekse, kendilerine yapılan eleştirileri yok sayacaksa, hangi “yetkiden” söz ediliyor?

Üşüyoruz!

Yetkili sendikalar, yetkilerini;

  • Üyelerinin haklarını savunmak yerine, koltuklarını korumak için,
  • Şeffaflıktan uzaklaşarak açıklayamadıkları gelirlerini gizlemek için,
  • Kamu çalışanlarının alın terini sefaya çevirmek için mi kullanacak?

Ey etkisiz yetkililer! Mızrak artık çuvala sığmıyor. Devletin verdiği enflasyon farkını “zam” diye sunmaya kimse inanmıyor. Aylık yüzlerce milyon lira aidat gelirinizi kendi refahınıza çevirirken, temsil ettiğiniz kitlelerin çektiği cefa görülmeyecek kadar mı önemsiz?

Biz, Mil Maarif-Sen olarak bu tabloyu asla kabul etmiyoruz. Kuruluş dönemlerinizdeki dava bilincinden ve samimiyetten uzaklaşmanızı, milyonlarca kamu çalışanını ve emeklisini temsil edememenizi reddediyoruz. Üşüyenlerin sesi olmak, kamu çalışanlarına umut olmak için buradayız.

Sendikacılığa Giriş 101: Hak Mücadelesi Nasıl Yapılır?

Yetkili sendikaya, sendikacılığın ne olduğunu öğretmek için bir “Sendikacılığa Giriş 101” dersi mi verelim? Hak aramanın nasıl yapılacağını, masada temsil edilen her bir çalışanın hakkının nasıl savunulacağını mı anlatalım? Biz, Mil Maarif-Sen olarak bunu yapmaya da hazırız. Hiç şüpheniz olmasın!

Kamu çalışanlarının sorunlarını yok sayarak gözlerden kaçırmaya çalıştığınız gerçekleri yüzünüze vurmaktan asla çekinmeyeceğiz. Zira bizim için sendikacılık, bir koltuk davası değil; bir hak mücadelesidir.

Ey etkisiz yetkililer, artık üşüyenlerin sesini duyun! Çünkü biz, Mil Maarif-Sen olarak, her zaman olduğu gibi hakkın, adaletin ve üşüyenlerin yanında olmaya devam edeceğiz.

Serkan KARA
Mil Maarif-Sen
MKYK Üyesi ve Ankara İl Başkanı

maarifim banner
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.