Kamuda Tasarruf Tedbirleri ve MEB’in Durumu

14.05.2024
801
A+
A-

Öncelikle M.B. ve M.E.B. yetkililerimiz olmak üzere tüm bakanlarımıza çağrımız: icraatlarında ölçülü davranıp külfetli değişikliklerin faturasını, çalışanlara ve başta eğitim olmak üzere kamu hizmetlerinin azaltılması yönünde kesmemesi olacaktır.

Kamuda tasarruf tedbirleri açıklandı, elbette bazı başlıklar çoğunluğu memnun edecek nitelikte ve kayda değer. Örneğin: Yabancı araç alımının durdurulması. Mobilya, tefrişat ve ofis donanımı gibi demirbaş alımlarının 3 yıl süreyle durdurulması. Hizmet içi eğitimlerin otellerde değil kamu tesislerinde yapılması.
Kamuda yönetim kurulu ücretlerine sınırlama getirilmesi…gibi benzer bir çok tedbirin uygulanması gerekliydi hatta gecikti diyebiliriz. Yabancı araçlara binmeden, makam odalarını yenilemeden, lüks otellerde toplantılar yapmadan, birkaç farklı görevden maaş almadan da kamu hizmetleri yürütülebilirdi.

Yıllardır söylediğimiz ve alt yapısının hazır olduğu söylenen; memurların e-devlet üzerinden sendika üyelik ve istifa işlemlerinin yapılmasını hayata geçirmek iş bile sayılmazdı fakat Sayın Ç.S.G.B. Bakanımızın konfederasyon yetkililerimizin sorusu üzerine durumdan haberi bile olmadığı anlaşılalı birkaç hafta oldu.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan, 2024 yılı Mart sonu kamu personel istatistikleri verilere göre 5.238.424 (Aralık sonunda 5.175.171) kamu personeli istihdam edilmektedir. Bunların belki %1-2’lik kesimi yukarıda bahsi geçen lüks ve şatafattan istifade ederken, çalışanların kalanı için bu israfın faturasını ödemeye çalışmaktan başka çare yoktu.

Seçimler öncesi sık sık dillendirilen büyükşehirlerde memura kira yardımı gibi vaatler çoktan unutuldu. Öğretmenlerin hiç göremediği fakat bazı kurumlardaki çalışanların yararlandığı servis desteği gibi desteklerde de sonlandırma olacağı açıklandı. Destek personeli sayısının da kademeli olarak azaltılması tedbiri ile okulların zaten yetersiz olan ve geçici çalışan temizlik personellerinin yakın zamanda azalacağını görürsek pek de şaşırmamak gerekecek. Atama sayılarında ise kurumlara emekli olan kadar personel alabileceği vurgusu yapılan tedbir ise öğretmen atama sayısının zaten emekli olanın bile altında olduğu şu günlerde pek mantıklı görünmüyor.

Harcamada lüks ve israf kalemlerinden tasarruf edilmesi elbette gayet tabidir fakat eğitim cephesinden bakıldığında çok daha büyük israflar yolda görünüyor. Örneğin kazanımların yer değiştirmesinden başka pek de bir yenilik getirmeyen müfredat çalışması ile bütün ders kitaplarının ve eğitim materyallerinin yenilenmesini gerektirecek değişikliğin tasarrufla nasıl bir ilişkisi kurulabilir? Akademi adı altında kurulmaya çalışılan ve atanma aşamasına gelmiş öğretmen adaylarının yeniden eğitime tabi tutulmasını öngören akademinin tasarrufla nasıl bir ilişkisi olabilir? Binlerce saat emek, zaman ve güven israfına yol açacak genişletilmiş mülakat uygulamalarının tasarrufla nasıl bir ilişkisi olabilir?

Öncelikle M.B. ve M.E.B. yetkililerimiz olmak üzere tüm bakanlarımıza çağrımız: icraatlarında ölçülü davranıp külfetli değişikliklerin faturasını, çalışanlara ve başta eğitim olmak üzere kamu hizmetlerinin azaltılması yönünde kesmemesi olacaktır.

Tahsin AKGÜN
Mil Maarif-Sen
Genel Başkan Yardımcısı

maarifim banner
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.