Köşe Vuruşu Proje Okulları

GENEL SEKRETER // 1984 yılında Amasya'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Amasya'da tamamladı. 2008 yılında Ankara İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2006-2010 yılları arasında Bolu ilinde imam-hatip olarak görev yaptı. 2010 yılında Ankara iline öğretmen olarak atandıktan sonra Polatlı, Sincan ve Pursaklar ilçelerinde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Hâlen Ankara’da İmam Hatip Lisesi Müdürü olarak görev yapan Akif KETEN, evli ve iki çocuk babası olup, orta derecede İngilizce ve Arapça bilmektedir.
14.02.2025
594
A+
A-

Türkiye’deki proje okulları, ilk başta eğitimde nitelik ve fırsat eşitliği sağlama amacı güderek kuruldu. Ancak, zamanla bu okulların yönetiminde yaşanan aksaklıklar, öğretmen atamalarındaki liyakat eksiklikleri ve sürece dışarıdan müdahaleler, bu okulların hedeflediği amaçları sekteye uğratmıştır. Bugün, proje okulları; keyfi atamalar, şeffaflık eksiklikleri ve eşitsizliklerle dolu bir sistem haline gelmiştir.

Proje okullarında öğretmen atamaları, genellikle liyakat yerine kişisel ve siyasi bağlantılar üzerinden yapılmaktadır. Bu durum, eğitimde kalitenin düşmesine ve öğrencilerin gerçek anlamda nitelikli eğitime erişememesine neden olmaktadır. Öğretmenlerin çoğu, kendi alanlarında yeterli bilgi ve deneyime sahip olsalar da, atama süreçlerinde adaletli ve objektif kriterler yerine kişisel faktörler ön planda tutulmaktadır. Bugünlerde başvuru süreci olan proje okullarına öğretmen atama ve yönetici görevlendirmelerinde atama ve görevlendirmelerin hangi usul ve esaslara göre yapılacağı belirtilmemiştir. İki sene önce başvurular alınıp atama yapılmamış geçen sene ise başvurulan kadroların bir kısmına atama yapılmış bir kısmı ise boş kalmıştır. İlk dönemlerde okul idarelerinin inisiyatifinde olan öğretmen atama süreci bakanlık uhdesine geçince atamalarda belirsizlik hakim olmaya başladı. Şu an proje okullarında çalışıp dört yıllık süresi dolan öğretmenlerimiz ve boş normlara atanmak için başvuran öğretmenlerimiz atamaların neye göre yapılacağını merak etmektedir.

Bu merakın giderilmesini sağlayacak açıklamayı şu şekilde yapabiliriz; MEBBİS üzerinden alınan başvurular il milli eğitim müdürlükleri tarafından görüntülenebilmektedir. Okullar başvuruları görme ve değerlendirme imkanına sahip değiller. İl milli eğitim ilçeden ve okuldan almış olduğu bilgileri derleyip topluyor ve bakanlığa atama listesini gönderiyor. Bu aşamadan sonra bakanlık düzeyinde hatırı kırılamayacak kişilerden talep geldiyse onlarda listeye ekleniyor. Bakana tanınmış olan takdir yetkisi kapsamında da kararnameler çıkıyor.

Acı reçeteyi sunuyoruz şimdi; atamasının yapılmasının isteyen öğretmenlerimiz bakandan refere edildiyse atamasının yapılmasının önünde hiçbir engel yoktur. Bu anlamda takdir yetkisi elinde olanla irtibat kurulması gerecektir. Okul idareleri ile ilçe milli eğitim müdürlükleri sahadan toplanan bilgiler mahiyetinde olmakla birlikte atamalara teşkil eden bir yapıya sahiptir. Yani okul idaresinden istenen listenin büyük oranda gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

4 yıllık süresi dolup ataması yapılmayan öğretenimiz olursa yapılan bu idari işlemin iptali için idare mahkemesi yolu bir seçenek olarak görünmektedir. Bunu şu şekilde somut örnekle anlatabiliriz; herhangi bir ilçeye ilçe milli eğitim müdürü görevlendirilmesi bakanlık uhdesindedir. Görevden alınan bir ilçe müdürünün idare mahkemesine başvurup yapılan idari işlemi iptal ettirdiğini defalarca gördük. Aynı şekilde hali hazırda proje okullarında çalışan öğretmenlerimizden görev süresi uzatılmayanların işlemin iptali için mahkemeye başvurmasını tavsiye ederiz. Bu konuda okul idarelerinin öğretmenimiz hakkında önceden açılan soruşturma ve incelemeler ile aldığı cezalar idarenin elini güçlendirecektir.

Proje okullarının çıkış mantalitesi okul müdürü kadar okuldur anlayışının sahadaki yansıması idi. Gelinen noktada bakanlık her şey benim kontrolümde olsun dedi ve süreci kontrol edemedi. Halbuki idarecilerini seçtikten sonra bu yükü idareye bırakmak daha makul görünmekteydi.

 Peki yöneticiler nasıl seçiliyor:

Proje okullarındaki yöneticilerin atanmasında da ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Eğitimde deneyim ve yeterlilik yerine, siyasi ve bürokratik ilişkiler gözetilerek yapılan yönetici atamaları, okul yönetiminin verimliliğini azaltmakta ve eğitim kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, okulda öğretmenler ve öğrenciler arasında güven eksikliği yaratmakta, okulun başarısını olumsuz yönde etkilemektedir.

Müdahalelere en fazla maruz kalınan görevlendirme alanı ise proje okullarına idareci atamalarıdır. Atamayı bakanlık mı yapıyor siyaset mi sendika mı bürokratlar mı belli değil. Yapılan atamalarda şeffaflık ve liyakat en son düşünülen kavramlar oluyor. Fetöcülerin ülkemiz bürokrasisine bıraktığı en kötü miras adamını yerleştirme davranışı. Fetöcülüğün bu mirasını reddi miras etmesi gerekenler aksine buna dört elle sarılmış görünüyor.

Proje okullarının yönetim süreçlerinde, yetkisiz kişiler tarafından yapılan müdahaleler ve siyasi baskılar eğitim sisteminin şeffaflığını zedelemektedir. Bürokratlar, milletvekilleri ve diğer sendikal gruplar, kendi çıkarları doğrultusunda öğretmen ve yönetici atamaları üzerinde söz sahibi olmaktadır. Bu müdahaleler, eğitimin tarafsızlık ilkesine zarar vermekte ve okulların amacından sapmalarına yol açmaktadır.

Öyleyse;
Proje okullarına öğretmen atamaları için objektif bir sınav sistemi uygulanmalıdır. Bu sınav, öğretmenlerin mesleki bilgilerini ve yetkinliklerini ölçmeli, atamalar tamamen liyakat temelli yapılmalıdır. Ayrıca, öğretmenlerin proje okullarına atanabilmesi için belirli bir süre deneyim ve başarı kriteri getirilmelidir. Bu sayede, en nitelikli öğretmenler proje okullarına atanabilir.

Proje okullarındaki atama ve görevlendirme süreçleri şeffaf olmalı ve tüm aşamalar kamuoyuna açık bir şekilde duyurulmalıdır. Atama kararlarının gerekçeleri net bir şekilde açıklanmalı ve denetim mekanizmaları devreye sokulmalıdır. Bu, eğitimde adaleti sağlamak için önemli bir adımdır.

Yönetici atamaları da tıpkı öğretmen atamaları gibi liyakat temelli yapılmalıdır. Eğitim alanında deneyimli, liderlik vasıflarına sahip ve proje okullarına uygun vizyonu olan kişiler, okul yöneticisi olarak atanmalıdır. Bu süreçte, eğitimde deneyim ve yöneticilikte başarı önemli bir kriter olmalıdır.

maarifim banner
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.