YUNUS EMRE’NİN EĞİTİM ANLAYIŞI
ÜNLÜ ÂLİMLERİN EĞİTİM ANLAYIŞI SERİSİ
Yunus Emre XIII. yüzyılın ikinci yarısı ile XIV. yüzyılın başlarında yaşamıştır. Doğum yeri Eskişehir yakınlarındaki Sarıköy olan Yunus Emre, iyi bir medrese eğitimi almıştır (Dikmetaş, 2004; Doğan, 2012). Yunus Emre, Risâletü’n-Nushiyye (Avşar, 2013) ve Divan (Yağmur, 2013) adlı eserlerini Türkçe kaleme almıştır (Dikmetaş, 2004). Bir halk şairi olan Yunus Emre, hümanist bir dünya görüşüyle yazdığı eserlerinde insan sevgisini işleyerek bir tür yaygın eğitim görevi üstlenmiştir. Onun tasavvurundaki insanın temel özelliği edepli ve ahlaklı olmasıdır (Eyüboğlu, 1971).
Yunus Emre, sevgi, aşk ve barış insanı olup te mel iletişim aracı ise, “hoşgörüdür”. Hoşgörünün yolu ise gönüldür. Yunus Emre şiirlerinde gönlün önemine şöyle değinir (Tatçı, 2021, s. 250):
Gönül Çalab’ın tahtı,
Çalap gönüle baktı,
İki cihan bedbahtı,
Kim gönül yıkar ise.
Yunus Emre için gönüllere ulaşmanın yolu ise sabırdan geçer. Bu yolda negatif bütün duygular sabırla geçilir. Yunus Emre bu yolculuğunu ise şu şiirler ortaya koyar (Tatçı, 2021, s. 267):
Adımız miskindir bizim,
Düşmanımız kindir bizim,
Bir kimseye kin tutmayız,
Kamu âlem birdir bize.
Yunus Emre Divan’ında ilim ve bilmeye oldukça yüksek bir değer verilmiş ve insanlar ilim öğren meye teşvik edilmiştir. Aşağıdaki çok bilinen dörtlük onun bu düşüncesini açık bir şekilde ortaya koymaktadır (Tatçı, 2021, s. 9):
İlim ‘ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen
Yâ niçe okumakdur.
Sohbet ve şiirleriyle kendi zamanının Anadolu’sundaki Türk ve Müslüman nüfusu, her türlü darlık ve zorluğa karşı motive ederek onlara bir direnç kazandırmıştır. Sözlü edebiyat geleneği ile de dilden dile aktarılan Yunus Emre şiirleri günümüz de dahi değerini korumaktadır.
Yunus Emre’nin Eğitim Anlayışı, insanı merkeze alan, sevgi, ahlak ve irfan temelli bir anlayıştır. Onun eğitimi sadece bilgi aktarmayı değil; insanın kendini tanımasını, olgunlaşmasını ve iyi insan olmasını amaçlar.
1. İnsanı Merkeze Alan Eğitim
Yunus Emre’ye göre eğitim, insanın nefsini tanımasıyla başlar.
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.”
Bu anlayışta gerçek bilgi; ezberlenen değil, hayata geçirilen bilgidir.
2. Sevgi ve Hoşgörü Temelli Yaklaşım
Eğitimin temelinde sevgi vardır. Yunus Emre, insanları ayırmadan sevmeyi öğütler:
“Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü.”
Bu nedenle onun eğitim anlayışı; hoşgörülü, birleştirici ve kapsayıcıdır.
3. Ahlak ve Erdem Eğitimi
Yunus Emre için ahlak, eğitimin vazgeçilmez unsurudur.
- Tevazu
- Sabır
- Doğruluk
- Paylaşma
- Merhamet
öncelikli değerlerdir. Bilgi, ahlakla birleşmediğinde eksik kalır.
4. Dil ve Anlatımda Sadelik
Yunus Emre, halkın anlayacağı sade Türkçe ile eserler vermiştir. Bu yönüyle:
- Eğitimin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğini savunur.
- Karmaşık dili değil, anlaşılır anlatımı esas alır.
5. Gönül Eğitimi (İrfan)
Onun eğitim anlayışı sadece akla değil, gönle de hitap eder.
Amaç; insanın iç dünyasını arındırması, olgun (kâmil) insan olmasıdır.
6. Uygulamalı ve Yaşayarak Öğrenme
Yunus Emre’ye göre öğrenme, sözde değil davranışta görülmelidir:
“Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.”
Eğitim, insanın davranışlarına yansımalıdır.
Sonuç:
Yunus Emre’nin eğitim anlayışı; bilgiyi insanın iç dünyasıyla bütünleştiren, sevgi ve ahlak temelli bir olgunlaşma sürecini esas alan özgün bir yaklaşımdır. Bu anlayışta eğitim, yalnızca zihni geliştirmeyi değil; insanın kendini tanımasını, erdemli davranışlar kazanmasını ve toplumla barışık bir birey olmasını hedefler. Sade diliyle herkese hitap eden Yunus Emre, eğitimin seçkin bir zümreye değil, tüm insanlığa ait olduğunu vurgulamıştır. Sevgi, hoşgörü ve gönül eğitimi merkezli bu yaklaşım, günümüz eğitim anlayışında ihtiyaç duyulan değerler eğitimi açısından da önemli bir rehber niteliğindedir. Bu yönüyle Yunus Emre’nin düşünceleri, çağları aşan bir eğitim modeli olarak güncelliğini korumakta ve insan merkezli eğitime ışık tutmaya devam etmektedir.
Bir Kıssası:
Yunus Emre ve Buğday Meselesi
Yıllar önce Anadolu’da büyük bir kıtlık yaşanır. Yunus Emre de köyünde geçim sıkıntısı çekmektedir. Köylüler, Hacı Bektaş Veli’nin dergâhında bolluk ve bereket olduğunu söylerler. Bunun üzerine Yunus Emre, sırtına bir çuval alır, içine de dağdan topladığı alıçları koyarak dergâha doğru yola çıkar.
Dergâha vardığında Hacı Bektaş Veli, Yunus’u güler yüzle karşılar ve ona şöyle der:
“Hoş geldin Yunus. Dilersen bu alıçlara karşılık sana nefes verelim.”
Yunus Emre, yol yorgunluğunu ve köydeki yokluğu düşünerek cevap verir:
“Efendim, nefes güzel şeydir ama benim köyümde buğdaya ihtiyaç var.”
Hacı Bektaş Veli, birkaç kez daha nefes teklif eder; ancak Yunus Emre her seferinde buğday ister. Bunun üzerine dergâhtan kendisine yeterince buğday verilir ve Yunus Emre köyüne doğru yola çıkar.
Yolda giderken Yunus’un gönlü daralır. Kendi kendine şöyle der:
“Ben ne yaptım? Geçici buğdayı seçtim, kalıcı nefesi geri çevirdim.”
Pişmanlıkla geri döner ve Hacı Bektaş Veli’ye hatasını anladığını söyler. Hacı Bektaş Veli ise tebessüm ederek şöyle der:
“Yunus, o nefes anahtarını biz sana veremedik. Senin kilidini açacak anahtar Tapduk Emre’dedir.”
Yunus Emre bunun üzerine Tapduk Emre’nin dergâhına gider. Yıllarca dergâhta hizmet eder, odun taşır ve hiçbir zaman eğri odun getirmez. Sabır, tevazu ve hizmetle olgunlaşır; sonunda gönül diliyle konuşan büyük bir mutasavvıf olur.
Bir Şiiri:
Bir Kez Gönül Yıktın İse
Bir kez gönül yıkdunısa bu kıldugun namâz degül
Yitmiş iki millet dahı elin yüzin yumaz degül
Erenler gelüp geçdiler dünyâyı koyup göçdiler
Havâya agup uçdılar bular hümâdur kaz degül
Cân odur kim Hak’a ire ayak odur yola gire
Er oldur alçakda tura yüksekden bakan göz degül
Münkir ile müdde’îyi sayma buçuga koyanı
Git ahûra tak buları her kim (ki) ‘âşık-bâz degül
Togrı yola gitdünise er etegin tutdunısa
Bir hayır da itdünise birine bindür az degül
Yûnus bu sözleri çatar sanki balı yaga katar
Halka metâ‘ların satar yüki güherdüz tuz degül
Kaynakça
- Aydın, M. (2015). Tasavvuf ve Eğitim. İstanbul: İnsan Yayınları.
- Gölpınarlı, A. (2019). Yunus Emre ve Tasavvufu. İstanbul: İnkılâp Kitabevi.
- Kaplan, M. (2018). Türk Edebiyatı Üzerine Araştırmalar. İstanbul: Dergâh Yayınları.
- Tatçı, M. (2014). Yunus Emre Divanı (İnceleme–Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
- Uludağ, S. (2017). Tasavvuf Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Kabalcı Yayınları.
- Yavuz, K. (2016). “Yunus Emre’de İnsan ve Ahlak Anlayışı.” Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, (78), 45–60
