ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİNE KARŞI YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİYLE DANIŞTAY’A DAVA AÇTIK

28.01.2026
408
A+
A-
ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİNE KARŞI YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİYLE DANIŞTAY’A DAVA AÇTIK

Mil Maarif-Sen olarak, 09 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin; Anayasa’ya, üst hukuk normlarına ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz hükümlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebimizle birlikte Danıştay 2. Daire Başkanlığı nezdinde dava açtık. Dava, Danıştay 2. Daire 2026/475 Esas numarasıyla kayda alınmıştır.

Söz konusu yönetmelik; öğretmeni merkeze alan bir planlama anlayışından uzak, hukuki öngörülebilirliği zayıflatan ve uygulamada ciddi mağduriyetler doğurmaya açık hükümler içermektedir. Yer değiştirme süreçlerinde idareye tanınan geniş ve sınırları belirsiz takdir alanı, öğretmenlerin mesleki istikrarını, aile düzenini ve çalışma barışını doğrudan etkilemektedir.

Dava Konusu Maddeler ve Sendikamızın Değerlendirmesi

Madde 21/2 ve 21/9 – Hizmet Puanları

Hizmet puanlarının hesaplanmasına ve değerlendirilmesine ilişkin bu düzenlemeler, öğretmenlerin yıllar içinde oluşmuş hizmet puanlarının etkisini azaltmakta ve mevcut puan sistemini öngörülemez hâle getirmektedir. Yer değiştirme süreçlerinin temel ölçütü olan hizmet puanının bu şekilde istikrarsızlaştırılması, öğretmenlerin gelecek planlaması yapmasını fiilen imkânsız kılmaktadır. Dilekçemizde de vurgulandığı üzere, puan sisteminin sık ve belirsiz biçimde değiştirilmesi, hukuki güvenlik ve istikrar ilkesini zedelemekte; aynı durumda bulunan öğretmenler arasında farklı sonuçlar doğmasına yol açmaktadır.

Madde 23, 24 ve 27 – Zorunlu Çalışma

Zorunlu çalışma yükümlülüğüne ilişkin bu hükümler, zorunluluğu istisnai bir uygulama olmaktan çıkararak genel bir yer değiştirme aracına dönüştürmektedir. Öğretmenin mesleki tercihleri, ailevi koşulları ve yerleşik hayatı dikkate alınmaksızın getirilen bu düzenleme, fiilen irade dışı bir dolaşım rejimi oluşturmaktadır. Dilekçemizde de belirtildiği üzere, bu yaklaşım ölçülülük ilkesini aşmakta; öğretmenler üzerinde sürekli belirsizlik ve baskı yaratmaktadır.

Madde 28 – Aynı Kurumda Azami Çalışma Süresi

Aynı eğitim kurumunda azami çalışma süresi sınırı getirilmesi, öğretmenlerin kurumsal aidiyetini ve mesleki istikrarını ortadan kaldırmaktadır. Eğitim kurumlarında sürekliliği sağlayan deneyim, birikim ve kurumsal hafıza bu düzenleme ile zayıflatılmaktadır. Dilekçemizde, kamu yararı gerekçesinin somut verilere dayandırılmadığı; öğretmeni zorunlu olarak hareket ettiren bu yaklaşımın, eğitim hizmetinin niteliğini artırmak yerine kurumsal istikrarsızlığa yol açtığı açıkça ortaya konulmuştur.

Madde 29/5 – Mazerete Bağlı Yer Değiştirme

Mazerete bağlı yer değiştirme hakkını daraltan bu hüküm, öğretmenlerin ailevi ve insani durumlarını ikincil hâle getirmektedir. Sağlık, eş durumu ve bakıma muhtaçlık gibi durumların idari takdire bağlı olarak sınırlandırılması, öğretmen açısından ciddi mağduriyetler doğurmaktadır. Dilekçemizde de vurgulandığı üzere, bu yaklaşım aile bütünlüğünü zayıflatmakta ve sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmayan sonuçlar üretmektedir.

Madde 30 – Hizmet Gereği Resen Yer Değiştirme

“Hizmet gereği” kavramının sınırları açık biçimde tanımlanmadan resen yer değiştirmeye imkân tanınması, idareye geniş ve denetlenmesi güç bir takdir alanı bırakmaktadır. Bu durum, öğretmenler açısından hangi koşullarda, ne zaman ve hangi gerekçeyle yer değiştirileceğinin öngörülemez hâle gelmesine neden olmaktadır. Dilekçemizde, bu belirsizliğin keyfî uygulamalara zemin hazırladığı ve hukuki denetimi zorlaştırdığı açıkça ifade edilmiştir.

Madde 34/1, 34/2, 34/3 ve 34/9 – Norm Kadro Fazlası

Norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirilmesine ilişkin bu hükümler, sürecin hangi kriterlere göre işleyeceğini açık ve net biçimde ortaya koymamaktadır. Öğretmenlerin ne zaman norm kadro fazlası sayılacağı, hangi ölçütlerle yer değiştirileceği ve bu sürecin sınırlarının ne olduğu belirsizdir. Dilekçemizde de belirtildiği üzere, bu belirsizlik öğretmenler açısından sürekli bir tehdit ve güvencesizlik hâli yaratmakta; yaygın ve kalıcı mağduriyetlere yol açmaktadır.

Madde 40 – Alan Değişikliği

Alan değişikliğine ilişkin düzenleme, öğretmenlerin yıllar içinde edindikleri mesleki birikimi ve branş bütünlüğünü zayıflatmaktadır. Alan değişikliğinin net ve öngörülebilir ölçütlere bağlanmaması, öğretmenleri kendi uzmanlık alanları dışında görev yapmaya zorlayabilecek sonuçlar doğurmaktadır. Dilekçemizde, bu durumun mesleki yeterlilik ilkesini ve eğitim hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediği vurgulanmıştır.

Madde 41/2 – İlçe Grupları

İlçe gruplarına dayalı yer değiştirme uygulaması, öğretmenlerin yerleşik yaşam hakkını sınırlandırmakta ve atama süreçlerini daha karmaşık ve belirsiz hâle getirmektedir. İlçe gruplarının belirlenme ölçütlerinin net olmaması, öğretmenler açısından hangi grupta yer alacağını ve bunun ne tür sonuçlar doğuracağını öngörmeyi güçleştirmektedir. Bu durum, dilekçemizde ifade edildiği üzere, planlama ve hukuki güvenlik sorunlarını derinleştirmektedir.

Geçici Madde 4 – Hizmet Puanı Geçiş Hükümleri

Hizmet puanlarına ilişkin geçiş hükümleri, önceki düzenlemeler döneminde kazanılmış puanların etkisini azaltmakta ve aynı durumda bulunan öğretmenler arasında farklı sonuçlar doğurmaktadır. Geçiş sürecinin açık ve adil biçimde düzenlenmemesi, eşitlik ilkesini zedeleyen uygulamalara yol açmaktadır. Dilekçemizde bu hükmün, kazanılmış hak anlayışıyla bağdaşmayan sonuçlar ürettiği açıkça ortaya konulmuştur.

Mil Maarif-Sen olarak; öğretmeni idari tasarrufların edilgen unsuru hâline getiren, hukuki güvenliği zedeleyen ve telafisi güç sonuçlar doğurabilecek düzenlemelere karşı yargı yoluna başvurulması zorunlu görülmüştür. Dava süreci yakından takip edilecek; gelişmeler üyelerimiz ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılacaktır.

Mil Maarif-Sen Hukuk Müşavirliği

maarifim banner
Maarif-Sen
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.