MEB ÖNÜNDEYDİK!
Mil Maarif-Sen, eğitim kurumlarında artan şiddet olayları, okullarda derinleşen güvenlik zafiyeti ve öğretmenlerimizin, eğitim çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin can güvenliğini tehdit eden ağır tablo karşısında Millî Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Genel Başkan Mustafa Dağaşan öncülüğünde yapılan açıklamada, okul güvenliğinin artık ertelenemez bir devlet meselesi hâline geldiği vurgulanırken; eğitimde şiddetin münferit olaylar olmaktan çıktığı, okullarda caydırıcı ve kalıcı güvenlik tedbirlerinin derhâl hayata geçirilmesi gerektiği güçlü şekilde ifade edildi.

MEB ÖNÜNDE GÜÇLÜ KATILIM, NET DURUŞ
Ankara’da Millî Eğitim Bakanlığı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına; Mil-Sen Konfederasyonu’na bağlı sendikalarımızın genel başkanları ve yöneticileri, Mil Maarif-Sen Genel Merkez yöneticileri, Ankara İl Teşkilatımız ile çok sayıda öğretmen ve eğitim çalışanı katıldı. Katılımcılar, ellerinde “Eğitimde Şiddet, Topluma İhanettir”, “Okul Korunmadan Gelecek Korunamaz” ve “Can Güvenliğimiz Yoksa Eğitim de Yok” yazılı dövizlerle okullarda giderek büyüyen güvenlik krizine dikkat çekti.

MUSTAFA DAĞAŞAN: “OKULDA ŞİDDET VARSA, ORADA EĞİTİM DE DEVLET OTORİTESİ DE YARA ALMIŞTIR”
Basın açıklamasında konuşan Mil Maarif-Sen Genel Başkanı Mustafa Dağaşan, son dönemde okullarda yaşanan saldırıların artık münferit hadiseler olarak görülemeyeceğini belirterek, eğitim kurumlarının ciddi bir güvenlik tehdidi altında olduğunu ifade etti. Dağaşan, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, diğer eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin her geçen gün daha büyük bir risk altında bulunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Okulda şiddet varsa, orada yalnızca eğitim değil; devlet otoritesi de yara almış demektir. Okulda silah konuşuyorsa, orada sadece çocuklarımız değil; milletin geleceği de hedef alınmış demektir. Öğretmen korkuyla derse giriyorsa, öğrenci tedirginlikle sıraya oturuyorsa, orada artık sıradan bir güvenlik açığı değil; ağır bir kamu yönetimi zafiyeti vardır.”

EĞİTİMDE ŞİDDET MÜNFERİT DEĞİL, YAYGIN VE TEHLİKELİ BİR KRİZDİR
Mil Maarif-Sen açıklamasında, son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan darp, tehdit, saldırı ve silahlı olayların artık münferit vaka olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Açıklamada, öğretmene yönelen şiddetin yalnızca bir personele saldırı olmadığı; okulun düzenine, eğitimin huzuruna, öğrencinin psikolojisine ve toplumun ortak geleceğine yönelmiş doğrudan bir tehdit olduğu ifade edildi.
Genel Başkan Mustafa Dağaşan, eğitimde şiddetin sıradanlaştırılmasının en büyük tehlike olduğuna dikkat çekerek; okullarda yaşanan her saldırının yalnızca mağduru değil, bütün eğitim camiasını ve velileri de tedirgin ettiğini belirtti. Açıklamada, “Eğitimde şiddet; sadece bir asayiş problemi değil, aynı zamanda bir kamu düzeni, nesil güvenliği ve devlet ciddiyeti meselesidir.” vurgusu öne çıktı.

OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRİ ARTIK TERCİH DEĞİL, MECBURİYETTİR
Basın açıklamasında en güçlü vurgu, okullardaki güvenlik tedbirlerinin yetersizliği üzerine yapıldı. Mil Maarif-Sen, eğitim kurumlarında yeterli ve kadrolu güvenlik personeli bulunmamasının, okulları kontrolsüz ve riskli alanlara dönüştürdüğünü belirterek, bu durumun öğretmenlerimiz, eğitim çalışanlarımız ve öğrencilerimiz açısından kabul edilemez bir can güvenliği sorunu oluşturduğunu ifade etti.
Açıklamada, okul güvenliğinin geçici görevlendirmelerle, göstermelik önlemlerle ya da olay yaşandıktan sonra yapılan rutin açıklamalarla sağlanamayacağı net biçimde ortaya konuldu. Mil Maarif-Sen, tüm eğitim kurumlarında kalıcı, kurumsal, sürekli ve caydırıcı bir güvenlik sisteminin derhâl kurulması gerektiğini vurguladı. Okul giriş-çıkışlarının denetim altına alınması, riskli okul bölgelerinde fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, yeterli sayıda kadrolu güvenlik personelinin görevlendirilmesi ve güvenlik protokollerinin ülke genelinde standart hâle getirilmesi gerektiği ifade edildi.

YASAL VE İDARİ TEDBİRLER GECİKTİKÇE ŞİDDET CESARET BULUYOR
Mil Maarif-Sen, mevcut disiplin ve okul güvenliği mevzuatının günün gerçekleri karşısında yetersiz kaldığını da açık şekilde dile getirdi. Eğitim çalışanına ve öğrenciye yönelik saldırıların çoğu zaman sıradan bir adli vaka gibi ele alınmasının, şiddeti önlemek yerine cesaretlendirdiği belirtildi. Açıklamada; öğretmene, okul yöneticisine ve öğrenciye yönelik saldırılarda özel, ağır ve caydırıcı yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Bununla birlikte, şiddet olaylarında eğitim çalışanını yalnız bırakan idari reflekslerin de kabul edilemez olduğu ifade edildi. Mil Maarif-Sen, olay anında ve sonrasında eğitim çalışanını koruyacak, hızlı ve net tavır alacak güçlü bir kurumsal mekanizma kurulmadan okullarda güven ortamının yeniden tesis edilemeyeceğini belirtti.

BU MİLLET ÇOCUKLARINI DA ÖĞRETMENLERİNİ DE KORUMAK ZORUNDADIR
Mil Maarif-Sen açıklamasında, güvenli okulun yalnızca öğretmenin değil; öğrencinin, velinin ve doğrudan milletin ortak hakkı olduğu vurgulandı. Genel Başkan Mustafa Dağaşan, “Bugün öğretmeni koruyamayan bir sistem, yarın öğrenciyi de koruyamaz. Bugün okulda güvenliği sağlayamayan bir irade, yarın toplumda huzuru da sağlayamaz.” ifadeleriyle meselenin ciddiyetine dikkat çekti.
Açıklamada, okulların yalnızca ders yapılan binalar olmadığı; milletin evlatlarının emanet edildiği güven alanları olduğu belirtilerek, bu alanlarda yaşanan her güvenlik zafiyetinin toplum vicdanında derin yaralar açtığı ifade edildi.

AHLAKİ ÇÖZÜLME VE DİJİTAL İFSAT, ŞİDDETİ BESLEYEN ZEMİNLERDİR
Mil Maarif-Sen, güvenlik krizinin temel ekseninin okul güvenliği ve eğitimde şiddet olduğunu vurgulamakla birlikte, bu karanlık tablonun arka planında büyüyen ahlaki çözülmeye de dikkat çekti. Açıklamada; kontrolsüz sosyal medya, şiddeti özendiren dijital oyunlar, denetimsiz internet içerikleri ve gençleri saldırganlığa, duyarsızlığa ve değersizliğe sürükleyen kültürel ifsad unsurlarının, okullardaki şiddet iklimini besleyen önemli etkenler arasında yer aldığı ifade edildi.
Genel Başkan Mustafa Dağaşan, “Önce Ahlak ve Maneviyat” anlayışının sadece bir slogan değil; bugün güvenli okul ve sağlıklı toplum için bir mecburiyet olduğunu belirterek, çocukların yalnızca okul kapısında değil; zihinlerinde, kalplerinde ve karakter dünyalarında da korunması gerektiğini söyledi.

SÖZ DEĞİL, TEDBİR ZAMANIDIR
Dağaşan, Millî Eğitim Bakanlığı’na ve devlet yetkililerine açık çağrıda bulunarak; okullarda artan şiddetin ve derinleşen güvenlik zafiyetinin artık açıklamalarla, temennilerle ve gecikmiş reflekslerle yönetilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, okul güvenliğini sağlayacak somut, görünür, caydırıcı ve kalıcı tedbirlerin derhâl hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Dağaşan; tüm eğitim kurumlarına yeterli sayıda kadrolu güvenlik personeli atanmasını, eğitim çalışanına ve öğrenciye yönelik şiddete karşı ağır yaptırımlar içeren özel düzenlemeler yapılmasını, okul güvenliği ve disiplin mevzuatının baştan sona yeniden ele alınmasını ve şiddet olaylarında eğitim çalışanını yalnız bırakan idari anlayışın derhâl tasfiye edilmesini talep etti.

“OKUL KORUNMADAN GELECEK KORUNMAZ”
Basın açıklamasının sonunda Mil Maarif-Sen, mücadelenin süreceğini net ve kararlı bir dille ilan etti:
“Biz susmayacağız. Biz geri adım atmayacağız. Okullarda güvenlik sağlanana, eğitimde şiddet durdurulana, kamu otoritesi yeniden tesis edilene ve öğretmenlerimizle öğrencilerimiz gerçek anlamda korunana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü okul korunmadan gelecek korunmaz; çocuk korunmadan millet korunmaz.”
Genel Başkan Mustafa Dağaşan, açıklamasının sonunda eğitim camiasını yasa boğan menfur ve cani saldırıları bir kez daha şiddetle lanetleyerek; alçak saldırılarda hayattan koparılan fedakâr şehit öğretmenimiz Ayla Kara’yı ve toprağa düşen yavrularımızı rahmetle andı. Kederli ailelere sabır ve başsağlığı dileyen Dağaşan, yaralanan öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve vatandaşlarımıza da acil şifalar temenni ederek, “Bu acıyı unutmayacağız, bu vahşeti normalleştirmeyeceğiz, okullarımızı da evlatlarımızı da sahipsiz bırakmayacağız.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.




