RAMAZAN AYINDAN RAHATSIZ OLANLAR KİMİ TEMSİL EDİYOR?

18.02.2026
284
A+
A-
RAMAZAN AYINDAN RAHATSIZ OLANLAR KİMİ TEMSİL EDİYOR?

Eğitim-İş ve Eğitim-Sen tarafından yapılan son açıklamalar bir kez daha göstermiştir ki mesele pedagojik hassasiyet değil, ideolojik reflekslerdir. Ramazan ayına yönelik okul etkinliklerini “anayasa ihlali”, “laikliğe aykırılık” ve “ayrıştırma” gibi kavramlarla hedefe koymak; bu milletin inancıyla, İslam medeniyetinden beslenen kültürel hafızasıyla ve ortak değerleriyle kurduğu kadim bağdan duyulan rahatsızlığın açık ifadesidir.

Ramazan; sadece bir takvim dilimi değil, bu toplumun vicdanıdır. Paylaşmanın, infakın, sabrın, merhametin ve dayanışmanın adıdır. Çocuklara bu değerlerin anlatılması bir “ibadet zorlaması” değil; ahlaki ve kültürel bir bilinç aktarımıdır. Kimseye oruç tutma zorunluluğu getirilmemekte, kimsenin inancı sorgulanmamakta, hiçbir öğrenci inancı üzerinden sınıflandırılmamaktadır. Buna rağmen Ramazan’ın okullarda kültürel bir değer olarak ele alınmasını kriz başlığına dönüştürmek, pedagojik değil ideolojik bir tercihtir. İdeolojik körlük ise pedagoji değildir!

Bu toprakların tarihi İslam’la yoğrulmuştur.
Bu milletin mayası İslam’dır.
Bu toplumun ortak hafızası, asırlık bir medeniyet birikiminden süzülmüştür.

Laiklik; milletin inancını kamusal hayattan silmek değildir.
Bilimsellik; milletin inancını yok saymak, inkâr etmek değildir.
Çağdaşlık; kendi medeniyet köklerine yabancılaşmak hiç değildir.

Özgürlük ve çoğulculuk söylemiyle hareket ettiğini iddia edenlerin, söz konusu bu milletin değerleri olduğunda yasakçı bir dile sarılması samimiyetle bağdaşmamaktadır. Çoğunluğun değerini yok sayarak demokrasi savunulamaz. Toplumu tanımadan, onun inanç dünyasını anlamadan eğitim politikası inşa edilemez.

Eğitim kurumları ideolojik mühendislik alanı değildir. Ancak aynı şekilde, kültürel kimlikten arındırılmış steril mekânlar da değildir. Okul; hayatla bağını koparmış bir laboratuvar değil, toplumla birlikte nefes alan bir kurumdur. Çocuklarımızı köksüz, kimliksiz ve hafızasız yetiştirmek ne pedagojik ne de toplumsal açıdan savunulabilir.

Açıkça soruyoruz: Ramazan’dan, İslam’ın değerlerinden ve bu milletin inanç dünyasının eğitim ortamlarında görünür olmasından rahatsız olanların bu milletle bağı nedir?

Mil Maarif-Sen olarak; kamusal eğitimin bilimsel niteliğini de, bu milletin inancını ve medeniyet değerlerini de birlikte savunuyoruz. Hiç kimsenin inancına müdahale edilmesine de, bu milletin inancının yok sayılmasına da razı değiliz.

Eğitim; ideolojik kavga alanı değil, değerle aklı birlikte taşıma sorumluluğudur.
Ve bu milletin değerleri, eğitimden silinmeyecek kadar köklü ve güçlüdür.

Mil Maarif-Sen Genel Merkezi

maarifim banner
Maarif-Sen
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.