GÖRÜNMEYEN EMEKTEN KOLEKTİF GÜCE

Kadın emeğini görünür kılan, dayanışmayı büyüten bir çağrı: “Görünmeyen (Görülmeyen) Emekten Kolektif Güce”
Değerli Meslektaşlarım,
Biliyorum ki, çoğumuzun omuzlarında taşıdığı yük, görünmez bir elin bıraktığı izlerle dolu. İş hayatının labirentlerinde yürürken karşılaştığımız adil olmayan görev paylaşımları, ruhumuzu inciten sessiz mobbing fısıltıları ve bizi kuşatan yalnız bırakılma hissi, birer ağırlık gibi üzerimize çöküyor.
Oysa bizler, sadece iş yerinin bir parçası değiliz; bizler, evlerimizin kalbi, çocuklarımızın ilk öğretmeni, yarınlarımızın umudu olan öğrencilerin ilham kaynağıyız. İşte bu yüzden, omuzlarımızdaki yük sadece bizim değil; arkamızdaki ailelerimizin ve yetiştirdiğimiz nesillerin de huzurunu gölgeliyor.
Kendi Sessiz Mücadelesinde Kalanlar
Her birimiz, tüm bu görünmez güçlükleri kendi sessiz mücadelemiz sanarak yorulduk. Yan odadaki meslektaşımızın, hatta aynı çatı altındaki dostumuzun da benzer kaygılarla boğuştuğunu bilsek; omuzlarımızdaki ağırlık hafifler, yüzümüze yeni bir şafak doğar.
Temas ettiğimiz her bir üyemizden gelen ses ortaktır:
“Yalnız değilim,” fısıltısını duymak istiyor kadınlar.
Bu, sadece bir temenni değil; birbirine temas eden, birlikte düşünen ve birbirini onaran kadim bir dayanışma zemini talebidir.
Çünkü bizler, eş zamanlı olarak hem anne, hem eğitimci, hem evinin hanımı hem de eş rollerini yürekten taşıyan kadınlarız. Evde dengeyi kurarken işte eşitliği arıyoruz. Çocuklarımızın gözlerindeki parıltıyı söndürmemek için mücadele ederken, kariyerimizde hakkımız olan fırsat eşitliğini talep ediyoruz.
Biliyoruz ki güçlenmek, bireysel bir başarı hikâyesi değil; kolektif bir destan yazmaktır.
Çözüm, Örgütlü Bir Kadın Aklında Gizli
Bu derin ihtiyacın içinde yalnızca duygusal bir destek arayışı değil, aynı zamanda somut adım beklentisi de vardır. Kadınlar, yalnızca dertlerini dökmek değil; birlikte çözüm üretmek istemektedir.
Adil görev dağılımının sağlanmasını, sağlıklı iletişim köprülerinin kurulmasını, mesleki gelişim fırsatlarının artırılmasını talep ediyorlar. Düzenli buluşmalarla birbirimizi dinleyeceğimiz, fikirlerimizi mayalayacağımız ve ortak aklı büyüteceğimiz bir zemin istiyorlar.
Bu asil talep, ancak ve ancak örgütlü bir kadın aklıyla karşılanabilir.
İşte bu yüzden, Mil Maarif-Sen Kadın Komisyonu’nu yalnız bir temsil alanı olarak değil; aktif bir kadın hareketi olarak inşa etme arzusu taşıyoruz. Biz, sadece sorun anında kapısı çalınan bir liman değil; sahayı okuyan, ihtiyacı gören ve birlikte üretim zemini oluşturan dinamik bir yapı olacağız.
Hayalimiz; kadınların birbirini tanıdığı, kalpten güçlendirdiği ve sendikamızın yarınlarına yeni kadın liderler yetiştirdiği büyük bir birliktir.
Bugün sesimizi birbirimize çevirdiğimizde;
yan odadaki meslektaşımızın yalnızlığını gideriyor,
kendi evimizdeki çocuğumuza “Annen güçlüdür” mesajını veriyor,
yetiştirdiğimiz öğrencilere ise eşit ve adil bir dünya vaat etmiş oluyoruz.
Gelin, bu dayanışma ruhunu omuzlayalım.
Çünkü bizler, birbirimizden aldığımız güçle bir araya geldiğimizde yalnızca kendi yükümüzü hafifletmiyor; birlikte değiştiriyor, birlikte dönüştürüyoruz.
Sesimizin daha gür çıkacağı bu dönemi, gelin hep birlikte inşa edelim.
Zeynep Öztürk
Mil Maarif-Sen Kadın Komisyonu Genel Başkanı
