8.Dönem Toplu Sözleşme Taleplerimiz

30.07.2025
2.623
A+
A-
8.Dönem Toplu Sözleşme Taleplerimiz

Mil Maarif-Sen’den 8. Dönem Toplu Sözleşme Talepleri:

“Adil Gelir Dağılımı ve Sosyal Adalet İçin 33 Temel Talep”

Mil Maarif-Sen olarak, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine ilişkin taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Adil gelir dağılımı, sosyal adalet ve insan onuruna yaraşır bir yaşam için hazırladığımız 33 temel talep, yalnızca maaş artışlarını değil, kamu çalışanlarının ekonomik, sosyal ve mesleki tüm haklarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımın ürünüdür.

Ne yazık ki bugüne kadar yetkili sendika sıfatını taşıyan yapı, toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarının gerçek sorunlarına kayıtsız kalmış, etkisiz ve edilgen tutumuyla milyonların umutlarını boşa çıkarmıştır. Taleplerin savunucusu değil, adeta kamu işvereninin sözcüsü gibi davranan bu anlayış, eğitim çalışanlarının güvenini yitirmiştir.

Bizler, eğitim çalışanlarının sesi olmaya, çözümün parçası olarak konuşmaya ve mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.


Mil Maarif-Sen Ar-Ge Birimimizin hazırladığı bu talep dosyasında, öğretmenlik mesleğinin itibarını artıracak, çalışma barışını koruyacak ve eğitim emekçilerinin yaşam kalitesini yükseltecek önerilere yer verilmiştir. Eğitim çalışanlarının karşı karşıya kaldığı sorunlara somut çözümler üreten bu teklifler, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda titizlikle hazırlanmıştır.


Mil Maarif-Sen olarak çağrımız; kamu işvereninin bu talepleri dikkate alması, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir toplu sözleşme sürecinin yürütülmesidir.

Taleplerimiz; emeğin onurunu savunmanın, hakkı olanı istemenin ve birlikte daha güçlü bir gelecek kurmanın kararlılığıyla kaleme alınmıştır.


Eğitim için, emek için, adalet için hep birlikte…

[1] ADİL, GERÇEKÇİ VE YETERLİ ZAM İSTİYORUZ!

2026 yılında Ocak ayında %40 maaş zammı ve %10 refah payı, Temmuz ayında ise %25 maaş zammı ve yine %10 refah payı talep ediyoruz. Bu artışların bileşik etkisiyle yıllık toplamda %107,5 oranında bir artış gerçekleşecektir. 2027 yılı için de Ocak ve Temmuz aylarında %25 maaş zammı ve her iki dönemde %10 refah payı ile yıllık bileşik artışın %83,25 olması hedeflenmektedir. Sadece enflasyon farkı değil, kamu çalışanının yoksulluk sınırının üzerinde insanca yaşayabileceği bir ücret talep ediyoruz.

[2] EK DERS ÜCRETLERİ %100 ARTIRILMALIDIR!

2025 yılı itibariyle lisans mezunu bir öğretmen için net ek ders ücreti yalnızca 120,49 TL’dir. Bu ücret; enflasyon, geçim koşulları ve mesleğin saygınlığı ile bağdaşmamaktadır. Ek ders ücretleri en az %100 oranında artırılmalı ve net ödeme 250 TL’nin altına düşmemelidir. Öğretmenin özverili çalışması görmezden gelinmemeli, ek ders ödemeleri yılda en az iki kez enflasyon oranında güncellenmelidir.

[3] GELİR VERGİSİ %15’E SABİTLENMELİ, ADALETSİZLİK SONA ERMELİDİR!

Yılın başında aldığı maaşla yılın sonunda aldığı maaş arasında vergi dilimi nedeniyle büyük fark oluşan memur için bu durum kabul edilemez. Gelir vergisi oranı %15’te sabitlenmeli ve vergi matrahları enflasyona göre güncellenmelidir. Vergide adalet olmadan gelirde adalet sağlanamaz.

[4] TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YOL, YEMEK, ULAŞIM VE KİRA YARDIMI ŞARTTIR!

Eğitim çalışanları geçim mücadelesi değil, görev bilinciyle yaşamalıdır. Artan kira ve ulaşım maliyetleri özellikle büyükşehirlerde eğitim çalışanlarını zorlarken, yol, yemek ve kira yardımı tüm personele sağlanmalıdır. Bu destekler, kamu çalışanlarının yaşam kalitesini artıracaktır.

[5] BAYRAM İKRAMİYESİ MEMURUN DA HAKKIDIR!

Kamu işçilerine ödenen bayram ikramiyeleri, kamu çalışanları arasında ayrımcılığa neden olmaktadır. Memurlar da Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde bayram ikramiyesi almalıdır. Emeğe saygı, eşitlikten geçer; bayram sevinci adaletle tamamlanır.

[6] AİLE VE ÇOCUK YARDIMI ARTIRILMALIDIR!

Mevcut aile ve çocuk yardımı tutarları günümüz ekonomik koşulları ve enflasyon karşısında yetersizdir. Aile yardımı, asgari ücretin en az %50’si oranında olmalı; çocuk yardımı ise çocuk başına 3000 TL’ye çıkarılmalıdır. Bu düzenleme sosyal devlet olmanın gereğidir.

[7] EŞEL-MOBİL SİSTEMİ HAYATA GEÇİRİLMELİDİR!

Enflasyonun altında ezilen memur maaşları için aylık enflasyon farkı maaşlara yansıtılmalı, 6 ayda bir refah payı içeren zam uygulanmalıdır. Enflasyon verileri piyasa gerçeklerine uygun biçimde açıklanmalı ve memurun alım gücü korunmalıdır.

[8] GÜÇLÜ SOSYAL DESTEK SAĞLANMALIDIR!

Memurların yaşam maliyeti her geçen gün artarken maaşlar açlık sınırının dahi altında kalmıştır. Aile, çocuk, evlilik, doğum, ölüm, cenaze, yiyecek, giyecek, konut ve sosyal denge tazminatları artırılmalı ve kapsamı genişletilmelidir.

[9] ÖĞRETMENLERE YIPRANMA PAYI VERİLMELİDİR!

19. Milli Eğitim Şûrası kararı gereği, bölge farkı gözetilmeksizin öğretmenlere her yıl için 1/4 oranında yıpranma payı verilmelidir. Bu hak daha fazla geciktirilemez; eğitimcinin yıpranması görmezden gelinemez.

[10] TÜM NÖBET GÖREVLERİ ÜCRETLENDİRİLMELİDİR!

Öğretmenlerin tuttukları nöbetler angarya olmaktan çıkarılmalı, her nöbet görevi için en az 7 saat ek ders ücreti ödenmelidir. Okul müdürlerine de nöbet görevine karşılık ek ders ücreti verilmelidir. Emek karşılıksız kalmamalıdır.

[11] UZMAN VE BAŞÖĞRETMENLİK TAZMINATI EMEKLİLİĞE DAHİL EDİLMELİDİR!

Uzman ve başöğretmenlik unvanları sadece görevdeyken değil, emeklilik maaş ve ikramiyelerinde de dikkate alınmalıdır. Emeğin değeri, emeklilikte de korunmalıdır.

[12] EMEKLİLİK HAKKI PRİM GÜN SAYISINA BAĞLANMALIDIR!

Kadınlar için 9000, erkekler için 10800 prim gününü tamamlayan kamu çalışanları, yaş şartı aranmaksızın emekli olabilmelidir. Bu adım çalışma barışını güçlendirecek ve genç istihdamın önünü açacaktır.

[13] ÜCRETLİ ANALIK İZNİ SÜRESİ UZATILMALIDIR!

Mevcut doğum sonrası ücretli izin süresi hem annenin iyileşmesi hem de bebeğin gelişimi için yetersizdir. İzin süresi 12 aya çıkarılmalı, ardından kadın personele esnek/yarı zamanlı çalışma hakkı verilmelidir.

[14] ÖĞRETMENLERİN MESLEK HASTALIKLARI TANINMALI VE TAZMİNAT ÖDENMELİDİR!

Ses ve solunum yolu hastalıkları, kas-iskelet rahatsızlıkları, tükenmişlik gibi durumlar öğretmenlik mesleğiyle bağlantılı olarak meslek hastalığı kabul edilmelidir. Bu çerçevede tazminat ödenmeli, periyodik sağlık taramaları yapılmalı ve psikolojik destek sağlanmalıdır.

[15] OKUL YÖNETİCİLERİNE ÖZLÜK HAK VE MALİ DESTEK SAĞLANMALIDIR!

Okul yöneticilerinin görev tanımları ve sorumlulukları artmasına rağmen özlük hakları ve mali karşılıkları yetersizdir. Yöneticilik bir uzmanlık alanı olarak tanımlanmalı; yıpranma payı, ek ödeme ve görev tazminatı gibi iyileştirmeler sağlanmalıdır. Yöneticilik kariyer basamağı olmalı, geçici görev gibi görülmemelidir.

[16] OKUL YÖNETİCILERİNİN AYLIK DERS YÜKÜMLÜLÜĞÜ KALDIRILMALIDIR!

Yönetici öğretmenlerin asli görevi okul yönetimidir. Aylık ders yükümlülüğü, yönetim faaliyetlerinin etkinliğini azaltmakta ve eğitim kalitesini düşürmektedir. Bu nedenle, yöneticilerin ders yükümlülüğü kaldırılmalı ve asli görevlerine odaklanmaları sağlanmalıdır.

[17] LİSANSÜSTÜ MEZUNU YÖNETİCİLERE VE REHBER ÖĞRETMENLERE ARTIRIMLI EK DERS ÜCRETİ ÖDENMELİDİR!

Lisansüstü eğitim almış yöneticiler ve rehber öğretmenlere, fiilen derse girme şartı aranmaksızın artırımlı ek ders ücreti verilmelidir. Mahkeme kararları bu yöndedir. Gereksiz dava süreçleri ve kamu zararları önlenmelidir.

[18] PROJE OKULLARINDA GÖREVLENDİRMELERDE ADALET, ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS ALINMALIDIR!

Özel program ve proje okullarında öğretmen ve yönetici atamalarında objektif kriterler açıkça belirlenmeli, ret gerekçeleri yazılı olarak bildirilmelidir. Adaletin olmadığı bir sistem eğitimde motivasyonu da bozar.

[19] HAZIRLIK ÖDENEĞİ TÜM MEB ÇALIŞANLARINA VERİLMELİDİR!

Hazırlık süreci sadece öğretmenleri değil, tüm eğitim personelini kapsar. Bu nedenle, eğitim-öğretime hazırlık ödeneği merkez-taşra ayrımı yapılmadan tüm MEB çalışanlarına ödenmeli ve miktarı en az bir maaş olmalıdır.

[20] ÖĞRETMENLERE TEKNOLOJİK DONANIM DESTEĞİ SAĞLANMALIDIR!

Öğretmenlere bilgisayar, internet, dijital kaynak ve yazılım desteği ücretsiz sağlanmalıdır. Bu destek, eğitimde fırsat eşitliği ve dijital dönüşüm için vazgeçilmezdir. Kamu, öğretmene dijital altyapı sağlamadan nitelikli eğitim bekleyemez.

[21] KREŞ VE GÜNDÜZ BAKIMEVLERİ KAMU PERSONELİNE SUNULMALIDIR!

Tüm kamu çalışanlarının çocukları için ücretsiz, kaliteli ve ulaşılabilir kreş ve gündüz bakımevleri sağlanmalıdır. Bu hizmet, kamusal bir hak olarak doğrudan devlet eliyle sunulmalı; çocuk bakımı piyasa koşullarına terk edilmemelidir.

[22] 4688 SAYILI YASA DEĞİŞMELİDİR!

4688 sayılı yasa, kamu çalışanlarının sendikal haklarını sınırlamakta ve gerçek temsilin önüne geçmektedir. Tüm kurul ve komisyon üyeleri seçimle belirlenmeli, çoğulcu demokrasi sendikal düzene yansıtılmalıdır. Yasa ILO normlarına uygun hale getirilmelidir.

[23] TOPLU SÖZLEŞME HAKKI, GREV HAKKIYLA GÜÇLENDİRİLMELİDİR!

Grev hakkı olmadan toplu sözleşme eksiktir. Sendikal mücadele, grev hakkı ile etkili hale gelir. Grev hakkı anayasal güvence altına alınmalı, emekçinin sesi duyulmalıdır.

[24] MÜLAKATLAR DERHAL KALDIRILMALIDIR!

Tüm atama ve görevde yükselmelerde merkezi yazılı sınav esas alınmalı, torpil değil liyakat konuşmalıdır. Sözlü sınav adı altında yapılan mülakatlar objektiflikten uzaktır ve mağduriyetlere neden olmaktadır.

[25] MEMUR, E-DEVLET ÜZERİNDEN ÖZGÜRCE SENDİKAYA ÜYE OLABİLMELİDİR!

Sendika üyeliği ve istifası işlemleri e-Devlet üzerinden hızlı, güvenli ve şeffaf bir şekilde yapılabilmelidir. Bürokratik engeller ve idari baskılar sendikal özgürlüğü zedelememelidir.

[26] KAMU ÇALIŞANLARINA BİREYSEL BANKA VE PROMOSYON TERCİH HAKKI VERİLMELİDİR!

Mevcut promosyon sistemi çalışanların banka seçme hakkını kısıtlamaktadır. Memurlar promosyon anlaşmalarını bireysel yapabilmeli; dini ve vicdani hassasiyetleri doğrultusunda katılım bankalarını da tercih edebilmelidir.

[27] ADİL, ŞEFFAF VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YER DEĞİŞTİRME SİSTEMİ ŞARTTIR!

Öğretmenlerin tayin süreci artık adil işlememektedir. Dezavantajlı bölgelerde görev yapanlara teşvik sağlanmalı, karşılıklı yer değiştirme (becayiş) hakkı tanınmalı; yer değişiklikleri hakkaniyet içinde düzenlenmelidir.

[28] YARDIMCI HİZMETLER SINIFI KALDIRILMALIDIR!

Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personel, yıllardır arada kalmış bir statüyle mağdur edilmektedir. Bu sınıf kaldırılmalı, tüm personel eğitim durumlarına göre memur kadrolarına geçirilmelidir. Emeğe saygı, adaletli bir personel sistemiyle mümkündür.

[29] AŞÇILAR TEKNİK HİZMETLER SINIFINA ALINMALI VE ÇALIŞMA SAATLERİ DÜZENLENMELİDİR!

Aşçılık özel eğitim ve sertifikasyon gerektiren teknik bir meslektir. Ancak halen yardımcı hizmetler sınıfında yer almaktadır. Aşçılar teknik hizmetler sınıfına alınmalı, okul pansiyonlarındaki çalışma saatleri adil biçimde düzenlenmelidir.

[30] ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİDİR!

Üniversitelerde görev yapan idari personelin tayin, görevde yükselme, lojman tahsisi gibi temel hakları ya eksik ya da belirsizdir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13-b/4 maddesi kaldırılmalı; yükseköğretim tazminatı ödenmeli, unvan değişikliği ve gelişim ödeneği hakkı verilmelidir. Akademik personel kadar idari personel de üniversitenin temel direğidir.

[31] MEMUR ÖĞRETMENLERİN MEB’E GEÇİŞ HAKKI YENİDEN VERİLMELİDİR!

Eğitim fakültesi mezunu memurların Milli Eğitim Bakanlığı’na geçiş hakkı tanınmalıdır. Bu geçişler, öğretmen açığını kapatacağı gibi, personelin mesleki tatminini de artıracaktır. Geçiş işlemleri ÖABT puanı ve liyakat esas alınarak belirli kontenjan ve takvimle yapılmalıdır.

[32] GEÇMİŞ KAMU HIZMETLERİ ÖĞRETMENLİK HİZMET SÜRESİNE DAHİL EDİLMELİDİR!


Diğer kamu kurumlarında geçen süreler, öğretmenlik kariyer basamaklarında dikkate alınmalıdır. Bu durum uzman ve başöğretmenlik unvanına geçişi engellemektedir. 18 Ekim 2024 itibarıyla görevde olan öğretmenlerin tüm kamu geçmişi öğretmenlik süresine dahil edilmelidir.

[33] TEKNİK PERSONEL, ŞEF, MÜDÜR GİBİ UNVANLARIN MALİ VE ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR!

Şube müdürü, şef, tekniker, teknisyen, mühendis ve yardımcı personelin ek göstergeleri ve maaşları adil biçimde artırılmalıdır. Şeflere 3600, müdürlere 4800, mühendislere 6400 ek gösterge verilmelidir. Unvan farkı adaletsizlik sebebi olmamalı; emek her kademede değer bulmalıdır.

Bu talepler sadece bir liste değil, sahadan gelen gerçek sorunların çözümüne yönelik somut önerilerdir. Hayal değil, hak temelli mücadele ediyoruz. Bugüne kadar masada sadece imza atanlardan farklı olarak; biz Mil Maarif-Sen olarak çözümün parçası oluyor, mücadeleyi okuldan, kürsüden, sahadan büyütüyoruz.

“Ya hep birlikte kazanacağız, ya da sustukça kaybetmeye devam edeceğiz.”

Saygıyla duyururuz.
Mil Maarif-Sen Genel Merkezi

maarifim banner
Maarif-Sen
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Ömer K dedi ki:

    Haklarımızı ve hukukumuzu savunan bu talepleri gür bir seda ile seslendiren Mil maarifsen e teşekkürü bir borç bilirim. Yanımızda ve yakınımızda duran sendikamıza tüm öğretmenlerimizi destek vermeye davet ediyorum. Kalbalıkların değil hakkı savunanların yanında olmak benim için bir gururdur.

  2. MESUT AKTAŞ dedi ki:

    NERDE ESKİ MEMUR YENİ MEMUR(2008 ÖNCESİ 2008 SONRASI ) EMEKLİ OLUNCA ADALETSİZLİĞİN GİDERİLMESİ